AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 20 Mayıs 2026 tarihinde yapılan MKYK toplantısında gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Çelik, Cumhurbaşkanı ve Genel Başkanın toplantı açılışında iç ve dış politikaya ilişkin konuları MKYK üyeleriyle paylaştığını aktardı. Özellikle dünyada yaşanan zorluklar karşısında Cumhurbaşkanı’nın yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünü vurguladı. Toplantıda mali ve idari konulara dair sunumlar yapıldığını belirten Çelik, teşkilatların ihtiyaçlarının karşılanması ve partinin gelecekteki çalışmaları için bu sunumların önemine dikkat çekti.
İnsan hakları konusunun da ele alındığı toplantıda, dijital dünyanın insan haklarını etkileyen yönleri üzerinde duruldu. Ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki çalışmalar hakkında grup başkanlarının bilgi vereceği ifade edildi. Çelik, MKYK ve MYK toplantılarında “Terörsüz Türkiye” gündeminin de kapsamlı bir şekilde ele alındığını sözlerine ekledi.
KÜRESEL SUMUT FİLOSU’NA YAPILAN SALDIRI
Ömer Çelik, son günlerde Küresel Sumut Filosu’na yapılan saldırıya dair açıklamalarda bulundu. İsrail’in bu insani inisiyatife yönelik saldırısını kınayan Çelik, Türk vatandaşlarının ve filonun diğer üye ülkelerinin durumunu yakından takip ettiklerini bildirdi. Gazze’deki insani durumun ciddiyetine değinen Çelik, orada devam eden barbarlık ve soykırım uygulamalarının altını çizdi. İnsani yardımların sağlanmasında yaşanan zorlukların, İsrail’in yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve uyguladığı ambargo nedeniyle daha da arttığını belirtti.
“ATEŞKESİN SÜRMESİ ÖNEMLİ”
Ömer Çelik, İsrail’in İran’a yönelik saldırılar sonrasında ortaya çıkan durumun şu an bir ateşkes halinde olduğunu ifade etti. Ateşkesin devam etmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Çelik, bu durumun kalıcı bir barışa dönüşmesi gerektiğini, bunun diplomatik yollarla çözülmesine destek verdiklerini belirtti.
SAHA 2026 FUARI
Toplantıda Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişmeleri sergilemek amacıyla düzenlenen SAHA Fuarı’nın da önemli bir etkinlik olduğuna dikkat çekildi. Çelik, bu fuarın Türkiye’nin savunma alanındaki teknolojik kapasitesinin ve ilkelerinin sergilenmesi açısından kritik bir fırsat sunduğunu ifade etti. Gazze’deki çocukların hayatlarını tehdit eden teknolojilerin yerine, insan hayatını korumayı amaçlayan milli teknoloji hamlesinin önemini vurguladı.
Ayrıca, Avrupa Birliği’nin bazı üye ülkelerinin Gazze’de devam eden soykırım sırasında İsrail’e silah satışı yapmalarının insani değerlere yönelik bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Bu durumun, politik anlayışların ve hükümet etme biçimlerinin bir sınavla karşı karşıya kaldığını gösterdiğini ifade etti.